Eşimin fantezisi (alıntı)

bir pazar sabahında sessiz sakin elde kahvemle yalnız kalmışım ve yazabiliyorum, then shall we cut the crap and keep goin?

neredeydik…? hah; lars von trier’nin nympho’sundaki bursa eskort yaşında falanken, jerome’a gidip siftahı yapmasını istemişti ve önden arkadan 5 3 yiyerek grand opening kutlamıştı ya; ben de kimseye bir şey vermemiştim ama 1 yaklaşık sonuç yaşta elim şeyimde bir duygunun açılışını yaparak uykuya dalmıştım…

o gün ve sonrasında bir hafta kadar falan kendimi keşfe çıktım… banyoda, yatakta, hatta okul tuvaletinde… hepsinin sonu mutlak orgazm şeklinde bitmiyordu ama bu kadar ucuza ve bu kadar çok
altıparmak escort mutlu olmanın yolunu keşfetmek de güzeldi… okan – sevinç konusu ise annemlerin “kimse kimseyi zorlamamış, bir kazadır olmuş; ikisi de çocuk, gizli tutalım ve herkes konuyu gömsün” notuyla kapatıldı… tabi gizli tutalım kısmı yalan, tipik ikiyüzlü türk ahlakıyla herkes dedikodusunu yapmaya devam ediyor… bu arada oturduğumuz sokakta çocuklar arasında konuya 1. elden şahit sadece ben ve ali varız ama biz konuşamıyoruz çünkü o detaylar çıkarsa annemlerden sızmış gibi olur ve onlar zor durumda kalır (bunu da bizim o sırada evde olduğumuzu bilen annem “olur da bir şey duymuşsak!!!” gibisinden anlatmıştı zaten)…

tabi konuyu dışarıda konuşamıyor olmamız ali’yle aramızda konuşamayacağımız anlamına da gelmiyor;bursa anal escort neticede iki kişinin bildiği neydi? dimi… ilk 1-2 gece yatarken ranzayla duvar arasındaki boşluktan fısıldaşıp gülüşerek birbirimize duyduklarımızı teyit edip epey eğlendik… ali benden farklı olarak annemlerin kızı takip edeceklerini ve hamile olması ihtimali ortadan kalkıncaya kadar üstünde duracaklarını da annem ve ayşe teyze aralarında konuşurken duymuş.. o konuşma sırasında ben odada kendimle oynuyordum sanırım… bu arada ali’yle konuşmamızı ben biraz meraktan biraz da heyecan verici tarafı orası olduğundan sürekli tek bir yöne çekiyorum üst ranzadan çocuk aklımla zehir salarak…

ben / ali – :
okan abinin şeyi çok büyükmüş…
– Şey yaparken büyür…
sen nerden biliyorsun?
– her erkeğin büyür…
e seninki küçücük?
– hadi lan ordan? hem sen nerden biliyorsun?
evvelsi yaz plajda rüzgar çıkınca annem kabin uzak diye ıslak mayonu zorla değiştirmişti ya herkesin önünde, sen de ağlamıştın hatta havlu açılınca ben gördüm diye…
– salak! o normal haliydi… şimdi daha büyük, üstelik şey yaparken de kocaman oluyor…
ney yaparken? sen naaptın ki sanki…

(bu kısımda kahramanımız ali, cahil kız kardeşe 31 çekmekle ilgili brifing verir…) ben mor tabi… gözlerim de hani şu whatsupp smilisi var ya kocaman açılmış göz, muhtemelen o haldeyim… vay anasını, kendine dokunarak zevk alan sadece kızlar değilmiş… ve tam o sırada aklıma geldi:

sen dün akşam yatağa yattın hani ben de yeni 5dk falan önce yatmıştım..
– hı evet…
sonra 5dk sonra falan ben sana “kaşınıp durma ranza sarsılıyor uyuyamıyorum” demiştim…
– hıı…
o sırada kaşınıyor muydun yoksa o dediğini mi yapıyordun?
– ……
ne?
– … yat uyu be salak…

yattık uyuduk tabi…. vay arkadaş; ali de zevk alıyormuş benim gibi… üstelik neredeyse çaktırmayacaktı yani ranza sallanmasa (hergunyeni1bilgi.com sunar)…

bu muhabbetten 1 veya 2 gece sonra, yemekten hemen sonra karnım ağrımaya başladı… o gün beden dersinde mekik çekmiştik kramp girmişti ben de ona yormuştum… ödevlerimize yalandan bakıp anneme de kontrol ettikten sonra yatma saati geldi.. daha itaatkâr olduğumdan her zaman zaten önce ben giderim yatağa ama son birkaç gündür ben de hiç itiraz etmeden koşuyorum; çünkü ali gelmeden yapacak işim var malum… karnım da ağrıyor ya, daha bir hevesliyim ağrıyı zevkle keseyim rahat rahat uyuyayım diye… artık tipikleşmiş seremoniye başladım… tanıdık zevkler, tanıdık kasılmalar, ama tabi hiç bıkılacak bir şey gibi de değil bu… evde yalnız olmadığımdan fazla abartmadan içime çığlıklarla bir orgazm daha, istiklal marşı ve kapa.. pardon; külotu götüme çekip uyku… ama her seferkinden farklı olarak acayip ıslağım bu sefer… ali banyodan çıkıp ayak sesleri yaklaşınca götümü dışarı yüzümü duvara döndüm, uyuyor numarası yapiciim… ali içeri girip lambayı yakınca, ben Şok Şok Şok!!! sağ elimin iki parmağı kan revan içinde hatta duvara da bulaşmış!!! bro lambayı kapatıp yerine atladı ama ben donup kalmış durumdayım..

n’aaptım lan! kan geldi, kendimi mi deldim??? panik felaket bir şey aklım durdu.. kalkmam lazım, ölecek miyim? salak saçma binbir muhabbet geçiyor aklımdan ama asıl aklıma gelmesi gereken “annemin 3-4 ay önce söylediği ve önümüzdeki 1-2 yıl içerisinde herhangi bir an olacağını panik yapmamamı istediği şey”i hatırlayana kadar 3-4 dakika tavşan modda donuşum devam ediyor. neyse biraz sakinliyorum ama her kanamanın adet kanaması olmadığını da sevinç ospusundan bildiğim için, anneme haber vermeden önce kendim bakmam lazım…

ranzadan güm! diye aşağı, ali’nin 1988 yılında “noluyor amk!” yerine ne deniyorsa artık o tarz laflarını görmezden geliş ve ışık hızıyla banyoya.. bütün ışıklar fora, külot dışarı ve sarı tüylü am (artık adını söyleyebiliriz) üzerinde ar-ge çalışması.. ne gördüm? bi bok görmedim tabi parmaklarımla oraya buraya yaydığım kan izleri dışında… dudakları var (yeni bilgi değil); kan onun içerisinden geliyor… dizim falan kanadığında akan gibi değil de daha çok kanlı parçalar geliyor sanki… o yaştaki jinekoloji uzmanlığımla hiçbir şey anlamadım ama en azından kasıklarıma çizdiğim doğaçlama resmi ıslak kağıtla silip anneme bağırdım banyodan… korkum annemin benim mastürbasyon izlerimi görmesi ama neyse ki çok incelemedi, gördüğü şey yüzünden gözleri doldu mutlu oldu, kızım benim ay büyüdü şükür vs. tarzı laflarla başımı tuttu aldı bastı göğüslerine – ki annem zayıfça bir kadın olmasına rağmen benim gibi iki hatta üç kişiyi bastırabileceği kadar göğüsleri vardı…

hemen duşa, elleriyle yıkadı beni kaç zaman sonra… yeni bir külot, külotun içine o zamanlar bebek bezi boyutlarında olan pedlerden bir tane, geceye önlem olarak ağrı kesici hap, arada babama kısa bir bilgi veriş ve onun da gelip “ay kızım yetişkin oldu genç kadın oldu” diye sarılması… eee? ali sünnet oldu size göre erkek oldu odayı oyuncakla bilgisayarla segayla donattınız aq ben de yetişkin oldum bana bişey yok mu? (ah kafama sıçayım şunu demek o zaman aklıma gelmedi ki).. gecenin tek ikramiyesi ertesi gün okuldan azat edilmiş olmak ve gece yarısını geçeye kadar önce ikisiyle sonra annemle oturma izni – ki zaten babam erken yattı annem de typical anne – ilk adetini görmüş kız konuşmalarının biraz modern versiyonunu, araya sevinç ospusunun az kalsın hayatını kaydıracağı kıssasından hisseler de ekleyerek yaptı… tabi annem benim her gece kendimi sevinç’in yerine koyarak okan’a domalırken hayal ettiğimi, bu şekilde boşalıp uyuduğumu, arada sıkılınca terbiyesizlik yapıp okan’ı aldattığımı, onun yerine kendimi mahalleden ve sınıftan başka çocuklara siktirdiğimi; son 1-2 gecedir de zevk nesnemin alt katta bana çaktırmadan pipisini yukarı-aşağı 31 defa okşayan (ben öyle sanıyordum o zamanlar) ali olduğunu hayatta bilemezdi (ah saf annem benim ve ayrıca ah saf ben, 31 kere çekmek ney ya??)….

böyle işte… seks değilse de seksi bişeyler yapıp parmaklarımla tatmin olmaya başlayınca; uyuyan biyolojik saatimi uyandırdım ve vücudum “madem öyle al sana üreme organı” dedi… tam bir şerefsizlik yani bu yaptığı (bunu da sonra fark ettim zaten)…

o günlerde sanki sikişme ruhsatını almış gibi hissediyordum kendimi… mümkün olan en kısa sürede birine verip parmaklarımdan kurtulacağımdan da emindim….

Öyle mi oldu başka türlü mü? o da sonraki bölüme kalsın, buralar şenlenir biraz sonra, yazmaya kalksam bitiremem…

to be…

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*